Create Your First Project
Start adding your projects to your portfolio. Click on "Manage Projects" to get started
Suyu Yönetmenin Zamanı
Güneydoğu Anadolu Projesi, Türkiye’nin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel kaderini değiştirmek üzere tasarlanmış en büyük hayallerden biridir. Bu hayalin ilk adımlarını Cumhuriyet’in kurucu iradesi attı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Fırat ve Dicle’nin gücünü gördüğünde yalnızca bir coğrafyayı değil, bir geleceği işaret etmişti:
“Su akar, Türk bakar devri bitmelidir.”
Bu cümle bugün hâlâ geçerliliğini koruyan bir uyarı ve bir vizyondur. Suyun gücünü yönetemeyen toplumlar, toprağını, üretimini ve gençliğini de yönetemez.
1970’lerden itibaren Süleyman Demirel’in mühendis titizliğiyle devlet vizyonunu birleştirmesi, GAP’ı artık bir fikir olmaktan çıkarıp büyük bir projeye dönüştürdü. Barajlar, tüneller ve enerji hatlarıyla GAP’ın fiziksel omurgası tamamlandı; enerji üretiminde Türkiye’ye çağ atlattı.
Ancak bugün karşımızdaki tablo, 40 yıllık emekle ortaya çıkan bu dev yapının hâlâ yarım bir hikâye olduğunu gösteriyor.
Asıl Sorun: Suyu Yönetemiyoruz
Enerjide başarı sağlandı. Ama suyun, toprağın ve emeğin yönetiminde ciddi boşluklar var.
Sulama hedeflerinin yarısı hâlâ tamamlanmadı.
Açılan kanalların önemli bir bölümü verimli kullanılmıyor.
Tarım beklenen verimliliğe ulaşmadı.
Gençler umutsuzlukla bölgeden göç ediyor.
Mevsimlik işçilik kuşaktan kuşağa aktarılan bir zorunluluk haline geldi.
Kurumlar arasındaki koordinasyon hâlâ zayıf.
Su kayıpları ve yanlış sulama yöntemleri tarımı kırılganlaştırıyor.
Bu tablo bize şunu söylüyor:
GAP’ın enerjisi tamamlandı; ama suyun bereketi hâlâ yola çıkmadı.
Suyu Yönetmek: Bugünün Stratejik Mecburiyeti
Bugün Türkiye’nin en kritik meselesi, suyu sadece depolamak değil, etkin bir şekilde yönetmektir.
Çünkü:
İklim değişikliği su kaynaklarını tehdit ediyor.
Fırat üzerindeki uluslararası su politikaları geleceği belirliyor.
Geleneksel sulama yöntemleri hem toprağı hem üreticiyi yoruyor.
Kaybedilen su miktarı bazı bölgelerde yüzde 45’e ulaşıyor.
Ürün verimlerinde dünya ortalamasının gerisindeyiz.
Tüm bu gerçekler tek bir noktada birleşiyor:
Türkiye’nin bugün suyu yönetme aklına, iradesine ve yeni bir bölgesel yapılanmaya ihtiyacı var.
Yeni GAP Vizyonu: Barajdan Öte, Hayata Dokunan Bir Model
Benim ve partimin yaklaşımı bu noktada ortaya çıkıyor:
“Bu proje yeniden başlayacak; ama bu kez merkezinde su değil, insan olacak.”
Suyu yönetmek demek sadece kanallar açmak değildir. Aynı zamanda:
Dijital sulama sistemleri kurmak,
Bilgi ve teknolojiye dayalı tarım politikaları geliştirmek,
Çiftçiye veriye dayalı üretim modelleri sunmak,
Kadın ve genç kooperatiflerini ekonominin merkezine taşımak,
Mevsimlik işçiliği doğuran yapısal sorunları çözmek,
Su israfını en aza indiren modern uygulamaları yaygınlaştırmak demektir.
Türkiye suyu yönettiği gün, üretimi de, toprağı da, geleceği de yönetir.
Son Söz
Bugün mesele suyun kendisi değil; su üzerinden kuracağımız gelecek vizyonudur.
GAP yarım kaldı. Enerji tamamlandı. Ama bereket henüz harekete geçmedi.
Şimdi görev şudur:
Suyu Yönetmenin Zamanı.







